29 Şubat 2012 tarihli İkinci Bültenimizi mutlaka okuyunuz

1. Inbox’larımıza Kimlerin Eli Uzanıyor?

Yakın zamanlara kadar, e-posta hesaplarımızı, kamusal, açık ve ortak bir alan ve mecra ve kendimize ait, kişisel şeyler olarak görürdük. Maalesef bu, bugünlerde gerçek olmaktan çıktı: Artık Üniversite içi iletişim hiyerarşiye ve kontrole tabi ve Üniversite dışından gelebilecek maillerin uygun olup olmadığına da, birileri bizler adına karar veriyor. Uzunca bir süredir ve şu anda, birilerinin eli, e-posta hesaplarımıza uzanıyor, Sendikamızdan gönderilen e-postalar Bilgi Üniversitesi çalışanlarına erişemeden siliniyor. Bir sendikadan, bu örnekte “sosyal-is.org.tr” uzantılı adreslerden bilgi.edu.tr adreslerine gönderilen e-postalar bloke ediliyor. Nitekim, geçen hafta da, Sendikamız öğretim elemanlarına ilişkin kararları analiz ederek, açık olmayan noktalarda yönetime sorular yönelten bir e-posta göndermeye çalıştı. Ancak, bu e-posta da, defalarca denememize rağmen, pek çok üniversite mensubuna ulaşamadı.

Bu uygulama, görebildiğimiz kadarıyla bilinçli ve bütüncül bir iletişim engelleme politikasının sadece bir parçası. Bir öğretim görevlisine, tüm akademisyenlere attığı bir e-posta yüzünden utanç verici bir disiplin soruşturması açıldı. Bununla birlikte, İstanbul Bilgi Üniversitesi adına, vekâleten, Sendikanın attığı e-postaları olduğu kadar, akademik özgürlüğü ve temel ifade ve örgütlenme özgürlüklerini de alenen hedef alan iki tehditkâr ihtarname Sosyal-İş sendikasına gönderildi. Sonra da, öğretim elemanlarına toplu olarak ve pratik bir şekilde e-posta atabildiğimiz listeye erişim engellendi. Astaff adındaki bu listeye öğretim elemanlarının e-posta atması engellenirken, listenin yerine geçeceği iddia edilen bir forum sitesi açıldı. Bu sitede, 7 ayda sadece 13 adet mesaj gidip gelmiş; bunların çoğu gözetmenlik işlerini değiş-tokuş etmek gibi konularla ilgili ve pek de cevap alamamışlar.

Sözde şeffaflığı savunan yönetim, yeni akademik personel yönetmeliği gibi konular da dâhil olmak üzere, Üniversite topluluğumuz içerisinde genel ve açık bir tartışmanın yapılmasını engellemek için elinden geleni yapıyor.

Sendikamız ulaşabildiği bütün bilgileri bu basılı bültenler aracıyla sizinle paylaşmaya devam edecek.

Bu arada, Üniversite yönetimi de, iletişimi merkezileştirme, yatay, genel ve açık iletişimi, akademik özgürlüğü, temel ifade ve örgütlenme özgürlüklerini hedef alan her türlü sansür uygulamasına derhâl son vermelidir.

2. Akademik Personal Yönetmeliği ve Diğer “Tassarruf” Uygulamaları Konusunda Sendikanın Bilgi Ricasına Cevap Yok

Sendikamız, Üniversite yönetiminden 20 Şubat’a kadar bilgi rica etti. Bu rica, karşılıksız bırakıldı. Mütevelli Heyeti kararlarından bazıları ve Üniversite mensuplarının ücret ve özlük haklarını derinden etkileyecek olan bu değişiklikler, 1 Mart 2011 itibarıyla, maaşlara yansıtılacak. Şeffaflık iddiasındaki Üniversite yönetimimizden farklı fakültelere farklı açıklamalar gitmiş bulunuyor. Ayrıca, aldığımız duyumlara göre, gelişmelerden haberi hiç olmayan öğretim üyelerinin bulunduğu en az bir fakülte söz konusu.

Yeni Akademik Personel Yönetmeliği ve buna eşlik eden kararlar, fiilen, öğretim üyelerinin ders saatlerinin 12′den 15′e çıkartılması anlamına geliyor. Çalışanların iş sözleşmesindeki bu tek taraflı değişiklik konusunda bilgilendirilmek istiyoruz.

3. Sendika ile Kararlaştırılan Görüşme İptal Edildi

Sendikamızın gönderdiği mektup üzerine, Genel Sekreterlik telefon etmiş ve görüşme için randevu vermişti. Sendika yöneticilerimiz randevuya gelmek üzere yolda iken, Genel Sekreterlik, randevu saatini sabah saat 7:30 olarak değiştirmek istedi. Bu isteği ciddiyet dışı bulduk ve reddettik.

Yeni bir randevu günü ve saati kararlaştırılacak olmakla birlike, verimli bir görüşme gerçekleştirilebilmesi için, önce alınmış olan karar ve önerilen değişikliklere ilişkin olarak Sendikamızca talep edilen bilgilerin tarafımıza iletilmesi gerekmektedir.

Görüslerinizi ve bilgilerinizi bu bülten aracıyla paylaşabilirsiniz. bilgisendika@gmail.com eposta adresine eposta atarak ya da size en yakın sendika aktivistine haber vererek görüşlerinizi iletebilirsiniz.

Özlük haklarıyla ilgili yönetimden görüşme talebinde bulunduk

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Değerli Bilgili Sendikalılar,

 

İstanbul Bilgi Üniversitesi yönetiminin akademik personelin çalışma koşulları, ücret ve özlük haklarına ilişkin olarak son dönemde bir dizi yeni kararlar aldığı üyelerimiz tarafından Sendikamızla paylaşılmıştır. Sendikamız söz konusu bu gelişmelerle de ilgili olarak, üniversite yönetimine yapmış olduğu randevu talebini yenilemiştir. Randevu talebimize yönelik Üniversite yönetiminin vereceği yanıt ve görüşme yapılması durumunda görüşmeye ilişkin bilgilendirme Sendikamız tarafından sizlerle ayrıca paylaşılacaktır.

 

Akademik personelle ilgili gelişmeler için hazırladığımız bülteni sayfamızda ayrıntılarıyla okuyabilirsiniz. İmzalı bilgilendirme metni ile randevu talebini ekli dosyalarda bulabilirsiniz.

http://bilgicalisanlari.com/?page_id=19

Özlük haklarımız ne kadar etkilenecek?

Akademik Personelin Özlük Haklarına İlişkin Olarak Öne Sürülen Değişiklikler

Yönetimin, öğretim üyelerinin ve diğer öğretim elemanlarının durumlarını da, dolaylı veya dolaysız olarak etkileyecek biçimde, özlük haklarına ilişkin olarak gündeme getirdiği değişiklikleri, içerdikleri hedef ve etkiler bakımından irdeleyebilmek için, elimizde, şu dört kaynak bulunmaktadır:

  1. Dağıtılan çeşitli versiyonlarıyla, yeni “Akademik Personel Yönetmeliği”;
  2. En az bir fakültede dağıtılmış olan 735, 739, 741, 742 nolu Mütevelli Heyeti kararları (MHk);
  3. Sözlü olarak, çeşitli fakültelerin yönetim kurullarına aktarılmış bulunan kararlar;
  4. İnsan kaynakları bölümünden çalışanlara gönderilmiş bir e-posta.

Bu dört kaynağın ötesinde, akademik personelin durumunu ve geleceğini çok ciddi bir biçimde etkileyecek olan böylesine kritik bir konuda, yönetimin şeffaflık eksikliğinden kaynaklanan büyük bir bilgi eksikliği ve soru işaretleri bulunmaktadır. Örneğin büyük olasılıkla, erişemediğimiz, 736–738, 740 ya da başka, “tasarruf amaçlı” MHk mevcuttur. Bu konuda yeni bilgilere erişilebildiği ölçüde, yapılacak analizleri güncellemek de mümkün olacaktır.

Görebildiğimiz kadarıyla, yukarıda sayılan kaynaklarda ortaya konan yönetim hedeflerinin, öğretim elemanlarının çalışma koşullarına dönük olarak, kısa, orta ve uzun vadeli etkileri olacaktır.

 

Kısa Vadeli Etkiler

Öncelikle, 1 Mart 2012’de yatırılacak olan maaşlarla birlikte, önemli sayıda öğretim elemanının (öğretim üyesi ve öğretim görevlisi) ücretlerinde, kendilerini zor duruma sokacak düşüşler yaşanacaktır. Şöyle ki:

  1. Öğrenci sayısı yüksek olan dersler için ödenen ek ücret, 1 Şubat 2012’den itibaren ödenmeyecektir (ilgili karar MHk 735).

  2. Birden fazla section bulunan derslerin ücretlendirilmesine ilişkin olarak, 1 Şubat 2012 itibarıyla bir belirsizlik olduğunu düşündüren ifadeler bulunmaktadır (tek ders olarak ücretlendirme). Bu noktada, Mütevelli Heyeti kararı farklı yorumlara açık görünmektedir. Hangi yorumun doğru olduğunu, yetkili bir makam tarafından “yazılı” bir açıklama yapılmadığı sürece, kesin bir biçimde bilebilmek mümkün değildir. Bununla birlikte, kesin olan şu noktadır: Yer yokluğu, maliyet vs. gerekçelerle, section sayılarını azaltarak öğrenci sayılarını yükseltmek yönündeki mevcut idari eğilim ve basınç, ücretlerin olumsuz yönde etkileneceğini düşündürmektedir (bkz. MHk 735).

  3. Program koordinatörlüğü yapan öğretim üye ve görevlilerinin idari görev tazminatları 1 Şubat 2012’den itibaren ödenmeyecektir (bkz. MHk 741).

  4. Bundan böyle, öğretim üyelerine, ek ders ücretleri dersi verdikleri dönem içerisinde ödenmeyecektir. Farklı bir ifadeyle, başlayan bahar döneminde, 12 saatten fazla dersi olan öğretim üyelerine ek ders ücret ödemesi yapılmayacaktır. Bu durumdaki öğretim üyeleri, ancak, Haziran 2012’de, 12 saatten eksik ders saatleriyle, sonbahar döneminde hastalık vs. sebeplerle yapamadıkları ders saatleri düşüldükten sonra ödeme alabilecek, dolayısıyla, beklemekten kaynaklanan reel gelir kayıplarına uğrayacaklardır.

Bir örnek vermek gerekirse, sonbahar döneminde, haftada 11 saat derse girmiş, bir hafta hasta olmuş, insan kaynakları kayıtlarına göre hasta olduğu derslerin telafilerini yapmamış ve ancak, ilkbahar döneminde haftada 14 saat derse girmiş bir öğretim üyesi, Haziran 2012’ye kadar hiçbir ek ders ücreti alamayacak, Haziran ayında, beklediği 2 saat × 13 hafta = 26 saatlik ek ders ücreti yerine, 26 – (12 hafta × 1 saat) – (1 hafta × 12 saat) = 2 saatlik ek ders ücreti alacaktır (MHk 742, İK 1).

  1. Bitirme tez dersi, puan ve ek ders ücret hesaplamasında göz önüne alınmayacak (Sözlü 1).

  2. Tez danışmanlığı, puan ve ek ders ücret hesaplamasında göz önüne alınmayacak (Sözlü 1).

Böylelikle, bir yandan program koordinatörlüğü yapan, bir yandan ek ders yükü olan ve bir yandan da bitirme tezi dersine bakan bir Yardımcı Doçent’in maddi kaybı, yalnızca bu ilkbahar dönemi için, 5,885 TL’ye ulaşabilecektir. Bu, dönem içerisinde aylık bazda 2,000 TL’ye yakın bir rakamdır. Kayıp, bir Doçent için bundan daha yüksektir. Açıktır ki, kararlardan herkes aynı ölçüde etkilenmeyecektir. Program koordinatörlüğü yapmayan, ek ders yükü olmayan, bitirme tezi dersine bakmayan bir Yardımcı Doçent’in geliri, bu kararlardan (bildiğimiz kadarıyla) etkilenmeyecektir. Ancak, bu durumdaki birisi de, puan sistemi marifetiyle yukarıdan empoze edilen yükümlülüklerin etkisine daha çok açık olacaktır.

Önerilen değişiklikler kabul edildiği takdirde, üyemiz olan ve olmayan pek çok öğretim elemanı, bahar aylarında, beklemedikleri maddi zorluklar içerisine düşeceklerdir. İzlediğimiz kadarıyla, pek çok öğretim elemanı, aydan aya yaşamakta ve kendileriyle, aileleri ve çocuklarıyla ilgili hayat planlarını bekledikleri gelirlere göre yapmaktadırlar. Ani bir oldu-bitti ile karşılarına çıkan bu uygulamalarla, gelirlerinde ciddi ve beklenmedik bir kayba uğrayacak, hayat planlarında üzücü aksaklıklarla karşılaşacaklardır.

Esasen, benzer bir tarza ve uygulamalara, üniversite içerisindeki statüleri gereği görece güçsüz olan kadrolarla ilgili olarak daha önce tanık olunduğu bilinmektedir. Hiçbir ön bilgilendirme yapılmaksızın, saat ücretli hocaların saat ücretleri düşürülmüş ve üç saatlik bir ders için zaten ayda 40 TL kadar sembolik bir rakama tekabül eden yemek kartları iptal edilmiş; araştırma görevlileri içerisinde, iş sözleşmeleri belirsiz süreden on aylık belirli süreye dönüştürülerek, % 30 ila %40 maaşlarında maddi kayba uğratılmış, özel sağlık sigortaları iptal edilmiş ve güvencesiz bir kesim yaratılmıştır. Bu süreçte, daha önce daha güçsüz kadrolu ve kadrosuz kesimlerin maruz kaldığı tarz ve uygulamaların, artık, kadrolu, çekirdek öğretim üyesi işgücüne de uygulanmaya başlandığı görülmektedir.

Orta Vadeli Etkiler

Yeni “Akademik Personel Yönetmeliği”nin bir dizi sorun içerdiği ilk bakışta görülebilmektedir. Bu sorunların bir kısmı, tüm dünyada tartışılmakta olan standart ve fakat kritik sorunlardır: Örneğin, bilimsel alanlar arasındaki ortak bir ölçüye vurulamayacak olan nitel farklılıklar ve bundan kaynaklanan eşitsizlik ve adaletsizlikler; “gerekli puan”ı toplayabilmek için araştırmacılar üzerinde yaratılan “kendi kendisinden intihal” baskısı, vs. Bununla birlikte, spesifik olarak bu olayda, uygulamanın temel ve ortak etkisi, öğretim elemanlarının standart olarak verecekleri ders saatleri süresinin, fiilen 12 saatten 15 saate çıkartılmasıdır.

Yeni uygulamada, her öğretim üyesi, yılda ortalama 30 puan tutturmak zorunda olacaktır. Görüldüğü kadarıyla, “Akademik Personel Yönetmeliği’nin” son versiyonunda, “puan kazanmak” daha da zorlaştırılmıştır. Artık ‘tam’ puanlar, sadece, SCI/SSC/AHCI makaleleriyle kitap/kitap bölümleri için verilmektedir. SCI/SSC/AHCI olmayan, ancak hakemli bir dergide yayınlanan makaleler için ise sadece 3 puan verilmektedir. Bir önceki taslak versiyondan farklı olarak, “Conference Proceedings” içinde yer alan makaleler için, hakemli olsa da puan verilmediği göze çarpmaktadır. Ayrıca, (kongre, konferans düzenlemek gibi) bazı başka akademik faaliyetlerin de bir bütün olarak liste dışı bırakıldığı görülmektedir. Yeni versiyon, yaygın olarak dağıtılmış bulunan bir önceki taslak versiyondan çok daha “eli sıkı” bir yönetmelik öngörmektedir.

Puan listesine bakıldığında, şöyle bir sonuç ortaya çıkmaktadır: SCI/SSC/AHCI makalelerin hazırlanış ve kabul sürelerini de düşünerek (sırf, listede yer verilmeyen bir yayınevi tarafından basıldığından ötürü yalnızca 6 puana lâyık görülen bir kitabı ortaya çıkartmanın gerektirdiği emekten hiç söz etmeksizin), 30 puanı doldurmayı garantileyebilmek için, eğer zaten nadir olan cömertçe puanlandırılmış idari/yönetici pozisyonlardan birinde değilse, herkes haftada 15 saat ders vermek zorunda kalacaktır. Bu, başka yerlerde acı biçimde denenmiş bir kısır döngüye burada da düşüleceği anlamına gelmektedir: Puan doldurabilmek için ders makinesine dönüşmek, yayın için gereken zaman, konsantrasyon ve takatten yoksun düşerek mesleki-bilimsel açıdan ilerleyememek. Yönetmeliğin genel etkisinin, birkaç istisna dışında, standart ders saatlerinin 12 saatten 15′e çıkması yönünde olacağını öngörmek güç değildir.

Uzun Vadeli Etkiler

Öğretim üyelerinin önemli bir kısmının standart ders saatlerinin, 12 saatten 15′e yükseltilerek % 25 oranında uzadığı koşullarda, “düzenli” ve “çekirdek” öğretim elemanı kadrosunda bir azaltmanın gündeme gelmesini beklemek makul bir öngörüdür. Bu dinamik, öğrenci sayısını arttırmak yönündeki çabalarla birlikte ele alındığında, daralan “düzenli” ve “çekirdek” öğretim elemanı emeğinin, giderek genişleyen “düzensiz”, “saat ücretli, kısmı zamanlı, belirli süreli çalıştırılan” öğretim elemanı emeğiyle dengeleneceğini öngörmek de makuldür. Süreç, bu yönüyle, genel olarak akademisyenlik mesleği ve eğitim açısından da, ciddi riskler içermektedir.

Yeni kararlar, kısa bir dönem önce dile getirilen “araştırma üniversitesi” düşüncelerinin de, tümüyle sözde kalacağı anlamına gelmektedir. Bir yıl içerisinde (Citation Index’te yer almayan) 2 hakemli dergi makalesi yazmış, bir bilimsel kongre düzenlemiş, TÜBİTAK’tan bir araştırma projesi için fon almış, 4 bilimsel kongrede sunum yapmış, hakemli proceedings’de makale yayınlamış, 3 saatlik tez dersine girmiş, 3 lisans, 2 lisansüstü teze danışmanlık yapmış bir öğretim üyesi, bütün bunlara rağmen, puan tutturmak için yine de 12 saat ders vermek zorunda olacaktır! Bu koşullarda, Citation Index’li makale yazmaya vakti de tabii ki olmayacaktır.

Yasal Durum

İş hukukçularına göre, tüm bu değişiklikler, elinizde yazılı bir iş anlaşması olsun veya olmasın, iş anlaşmasında “asli” bir değişiklik yapılması anlamına gelmekte olup, çalışanın 6 gün içinde yazılı onayının alınması ile yasal olarak geçerlilik kazanabilir.

Yasal hakların bilgisine sahip olmak kuşkusuz ki faydalıdır. Bununla birlikte, mevcut mevzuatın, bireysel sözleşmeler düzeyinde kalındığı müddetçe, Üniversite içerisinde, güvence, adalet ve diyalog arayışı için yeterli bir zemin sağlamadığı, ancak işten çıkartma sonrasında tazminat elde etmeye yaradığı da unutulmamalıdır.

Sendika ve Şeffaf, Katılımcı, Demokratik Toplu Pazarlık Seçeneği

Öğretim elemanlarının ücret ve eğitim ve araştırma başta olmak üzere çalışma koşullarının, mesleki arzu ve taleplerinin özgürce ve lâyıkıyla tartışılabilmesi ve ele alınabilmesi, idari baskı, işten çıkartılma endişesinden uzak bir ortamı gerektirmektedir. Mevcut koşullarda, bölüm iradeleri hiç sayılarak gerçekleştirilen işten çıkartmalar, disiplin soruşturmaları ve bireysel olarak herkese ulaşabilecek şekilde aracısız bir şekilde e-posta atmanın engellenmesiyle birlikte, bu kritik meseleleri birlikte ele almak iyice zorlaşmış, tartışmalar, en iyi ihtimalle yukarıdan aşağıya belirlenen, kontrol edilen ve birbirinden kopuk öğretim elemanı adacıklarını esas alan bir formata sıkışmıştır.

Sendika olarak, her yerden, gerek akademik, gerekse idari personelden, “sendika ne yapıyor?” sorularını duymaya başladık. Elinizdeki bu not, diğer şeylerin yanı sıra, böyle bir gerekten de kaynaklanmıştır.

Şu üç noktayı, daha önce olduğu gibi, bir kez daha vurgulamakta fayda görüyoruz:

  1. Öğretim elemanlarının ücret ve çalışma koşulları, mesleki arzu ve talepleri söz konusu olduğunda, söz söyleyecek olan, doğallıkla öğretim elemanlarıdır. Gözlemimiz ve endişe duyduğumuz husus, öğretim elemanlarını öncelikle ilgilendiren kritik konularda, öğretim elemanlarının başka güçler ve çıkarlarca süreçten sistematik bir biçimde dışlanmasıdır.

  2. Kurumsal ve somut olarak, öğretim elemanlarının ücret ve çalışma koşullarını, mesleki gelişim ve geleceklerini güvence altına alabilecek etkin format “toplu pazarlık” ve “toplu sözleşme” ve bunun aracı olarak sendikadır. Öğretim elemanlarının taleplerine yer verecek, haklarını koruyacak bir toplu pazarlık ve toplu iş sözleşmesi modeli, mevzuat ve sözleşme tekniği bakımından mümkündür.

  3. Böyle bir sürecin etkin ve sonuç verici biçimde işleyebilmesi, öğretim elemanlarının ücret ve çalışma koşullarının, mesleki gelişim ihtiyaçları ve gelecek kaygılarının özgürce dile getirildiği, belirlendiği, şeffaf ve katılımcı tarzın oluşturulmasına bağlıdır. Bu süreçte, sendikacılığın işlevi, başkaları adına yukarıdan kararlar almak değil, şeffaf ve katılımcı, yani demokratik bir işleyişin ve ortamın oluşmasına katkıda bulunmak, kolaylaştırıcılık, hukuksal, teknik ve örgütsel destektir.

Bu süreçte yardımcı olmak isteyen, daha fazla bilgi almak isteyen, katkıda bulunmak isteyen, sendika üyesi olmak isteyen herkesten haber bekliyoruz. Size en yakın sendika aktivistiyle veya bu iletinin başındaki e-posta adresi üzerinden doğrudan Sendika ile iletişime geçmeniz yeterlidir. Bunu yaparken, kurumsal değil, kişisel e-posta adresinizi ve telefonunuzu kullanmanızı tavsiye ediyoruz.

 

Ekler

Yönetim hedeflerinin anlaşılabildiği kaynaklardan 1, 2, 4 olduğu gibi, 3 ise özet olarak aşağıya eklenmiştir.

Sendika olarak, her çalışana, e-posta yoluyla belgelerin bütününü ulaştırmaya çalışıyoruz. Ancak, uygulanan e-posta sansürleri yüzünden, gönderdiğimiz e-posta elinize geçmiş olmayabilir.

Bunun dışında, yukarıda ifade ettiğimiz gibi, muhakkak ki, şeffaflık eksikliğinden kaynaklanan bilgi eksikliklerimiz vardır. Elinizde paylaşmak istediğiniz herhangi bir bilgi varsa, bize e-posta yoluyla ulaştırmanızdan memnun oluruz. Bunu yaparken kurumsal değil, kişisel e-posta adresinizi ve telefonunuzu kullanmanızı tekrar tavsiye ederiz. (Sendikamızın iletişim bilgileri için İletişim sayfamıza bakabilirsiniz).

 

 

Ek 1

Fen Edebiyat Fakültesinde dağıtılan son “Akademik Personel Yönetmeliği” taslağı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi

Akademik Personel Yönetmeliği

 

Yayımlandığı Resmi Gazete

:

….

Ek ve değişiklikler

:

….

Son güncelleme

:

…..

 

Hukuki Dayanak

Madde 1- Bu Yönetmelik 5.6.1996 tarih ve 4142 nolu İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin kuruluşu ile ilgili kanun ve Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği’ne dayanır.

 

Genel Hükümler

Madde 2- İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde tam zamanlı veya kısmi statüde görevlendirilecek akademik personelin göreve atanmalarında; sözleşmelerinin yenilenmesinde; terfilerinde; akademik unvan, görev ve sorumluluklarının belirlenmesinde; özlük haklarının tespitinde ve Üniversite ile olan tüm ilişkilerinin düzenlenmesinde bu yönetmelik hükümleri uygulanır. Bu yönetmelik, akademik personelin sözleşmesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Yönetmelikte hakkında açık hüküm bulunmayan durumlarda 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve ilgili mevzuatın getirdiği düzenlemeler uygulanır.

 

Tanımlar

Madde 3- Bu Yönetmelikte geçen;

  1. Üniversite: Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından İstanbul Bilgi Üniversitesi adıyla kurulan kamu tüzel kişiliğidir.

  2. Mütevelli Heyet: İstanbul Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyeti’dir.

  3. Rektör: İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü’dür.

  4. Rektör Yardımcıları: İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektör Yardımcılarıdır.

  5. Dekanlar: İstanbul Bilgi Üniversitesi’ndeki fakültelerin başkanlarıdır.

  6. Müdürler: İstanbul Bilgi Üniversitesi’ndeki yüksekokul, meslek yüksekokulu, enstitü veya araştırma merkezlerinin başkanlarıdır.

  7. Bölüm Başkanları: İstanbul Bilgi Üniversitesi’ndeki fakülte, yüksekokul veya meslek yüksekokullarına bağlı bölümlerin başkanlarıdır.

Akademik Görevler ve Ünvanlar

Madde 4- İstanbul Bilgi Üniversitesi’ndeki öğretim elemanları aşağıdaki gibidir:

Araştırma Görevlisi: Araştırma görevlileri, yükseköğretim kurumlarında yapılan eğitim, araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olan ve yetki organlarınca verilen ilgili diğer görevleri yapan öğretim yardımcılarıdır.

Öğretim görevlisi: Akademik ünvana sahip olmadığı halde kendi uygulama alanlarındaki tecrübe ve başarılarıyla temayüz etmiş ve Üniversite’de ders verme yetkisine sahip kişilerdir.

Okutman: Akademik ünvana sahip olmadığı halde uygulama alanında başarılı olmuş, ders verme sorumluluğuna sahip öğretim elemanıdır.

Yardımcı Doçent: Doktora derecesini aldıktan ve yeterli akademik çalışmayı tamamladıktan sonra öğretim üyeliğine yükselmiş, öğretim ve bilimsel araştırma görevini yapan öğretim üyelerine verilen ünvandır.

Doçent: Doktora derecesinin ötesinde uluslararası düzeydeki bilimsel dergilerde yeterli sayıda araştırmaları yayınlanmış, eğitim ve araştırma tecrübeleri zenginleşmiş, yasalar uyarınca gerekli sınavları geçerek doçentlik ünvanını almış öğretim üyelerine verilen ünvandır.

Profesör: Bilimsel araştırmaları ile ihtisas alanında uluslararası düzeyde temayüz etmiş, araştırma ve eğitimde geniş tecrübe sahibi ve doçentliğini tamamlamış öğretim üyelerine verilen en yüksek akademik ünvandır.

Ünvanlı Profesörlük: Üniversitenin işletme bütçesine ilave olarak vakıflar, şahıslar veya kurumlar tarafından Üniversite’ye yapılan bağışlarla oluşturulmuş özel fonlarla desteklenen ve akademik ünvanında bağışı yapan kişi veya kurumun adını taşımak hakkına sahip profesörlüktür. Bu kişilerin hali hazırda profesörlük ünvanına sahip olmaları veya profesörlüğe atanmak için yeterli koşulları taşımaları gerekir.

Öğretim Üyesi: Yardımcı Doçent, Doçent veya Profesör ünvanını haiz akademik personel.

Kadrolu ve Kısmi Statülü Akademik Personel

Madde 5- Üniversite’de görevlendirilecek akademik personel, “kadrolu” ve “kısmi” olmak üzere iki ayrı statüde çalışır. Kadrolu statüde akademik personel “sürekli kadro” veya “sözleşmeli” olarak görevlendirilir. Sürekli kadrodaki akademik personel, işbu yönetmeliğin 8. maddesinde zikredilen performans değerlendirmesinden muaftır. Sürekli kadro statüsü, Rektör’ün önerisi ve Mütevelli Heyet’in onayıyla, akademik başarısı veya Üniversiteye hizmetiyle temayüz etmiş profesörlere verilir.

a) Üniversitede kadrolu statüde görev yapanlar: Bu statüde görev yapan akademik personel, bütün akademik mesailerini Üniversite ile ilgili çalışmalara ayırırlar. Başka bir yükseköğretim kurumunda ders vermeleri ve araştırma yapmaları Rektör’ün iznine tabidir.

b) Üniversitede kısmi statüde görev yapanlar: Bu statüde görev yapan akademik personel, Üniversite ile yaptıkları sözleşmedeki şartlara uygun olarak, eğitim-öğretim, uygulama ve araştırmalarını bağlı oldukları bölüm başkanının gösterdiği yerde ve onun denetimi altında yaparlar.

Akademik görev ve sorumluluk

Madde 6- Kadrolu öğretim üyeleri haftada 40 saat çalışır ve Üniversite’ye verdikleri dersler, yaptıkları bilimsel araştırmalar ve üstlendikleri idari görevlerle katkıda bulunurlar. Bu katkılar, EK 1’deki performans ölçütleri uyarınca değerlendirilir.

Kadrolu öğretim görevlileri ve okutmanlar ile kısmi statüde görev yapan akademik personelin görev ve sorumlulukları sözleşmelerinde belirtildiği şekildedir.

 

Kadrolar

Madde 7- Üniversite’de kadrolu statüdeki akademik personel için gerekli kadro sayısı ve bu kadroların özlük hakları Rektör’ün önerisi ile Mütevelli Heyet tarafından saptanır. Kadrolu statüdeki akademik personelin bir üst akademik ünvana yükseltilmek üzere başvurabilmeleri için, ilgili bölüm veya birimde o ünvana tekabül eden ve kullanılmayan bir kadro bulunması ve Üniversite’nin bütçesinde o kadro için gerekli kaynakların ayrılmış olması gerekir.

 

Sözleşmenin yenilenmesi

Madde 8- Akademik personelin Üniversite’deki görev süreleri sözleşmelerinde belirtilen süre için geçerlidir.

Kadrolu öğretim üyeleri, her yıl Haziran ayı sonuna kadar, EK 2’de belirtilen örneğe göre doldurdukları yıllık faaliyet raporunu bağlı bulundukları bölüm başkanına/müdüre verirler. İlgili bölüm başkanları, kendi görüşlerini ekleyerek, faaliyet raporlarını dekana iletirler. Öğretim üyesinin o yıl içinde yaptığı çalışmalar, ilgili dekan/müdür tarafından değerlendirilerek kendi görüşleri ile birlikte Rektöre iletilir. Öğretim üyesinin sözleşmesinin yenilenmesi döneminde bulunulması halinde, bu değerlendirmede, EK 1’deki performans ölçütlerine uygun olarak,son üç yıl içerisinde 90 puan toplamış olmalarına dikkat edilir. Sözleşmenin yenilenmesi, Rektör’ün önerisi üzerine Mütevelli Heyet’in aldığı kararla gerçekleşir.

 

Öğretim görevlileri, okutmanlar ve araştırma görevlilerinin sözleşmeleri de yıllık faaliyetleri değerlendirilerek ilgili bölüm başkanının ve dekanın/müdürün teklifi ve Rektörün önerisi üzerine Mütevelli Heyet onayı ile yenilenebilir. Herhalükarda, yedi yıldan fazla araştırma görevliliği yapılamaz. Bu süre, Hukuk Fakültesi için, bölüm başkanının ve Dekanın önerisiyle, bir yıl daha uzatılabilir.

 

Kısmi statüdeki akademik personelin sözleşmeleri, bölüm başkanının ve dekanın/müdürün teklifi ile Rektör tarafından yenilenir.

 

Atama ve Yükseltme

 

Madde 9- Üniversitede öğretim üyeliği kadrosuna ilk kez atanacaklarla, Üniversitede görevli olup da yükselmek isteyen öğretim üyelerinin başvuruları, 2547 sayılı kanun ve ilgili mevzuata göre değerlendirilir.

 

Hukuk Fakültesi ve Adalet Meslek Yüksekokulu haricinde, Yardımcı Doçent kadrosuna ilk kez atanacakların, son üç yıl içerisinde, EK 1’deki performans ölçütlerininbirinci kısmından en az 9 puan toplamış olmaları gerekir. Bu gereklilik Doçentliğe yükseltilecek Yardımcı Doçentler için, Yardımcı Doçentlikten itibaren geçen süre içerisinde 18; Profesörlüğe yükseltilecek Doçentler için ise, Doçentlikten itibaren geçen süre içerisinde 24 puandır. Bu şartlar Üniversite dışından Doçentlik ya da Profesörlük kadrosuna atanacak doçentler için de geçerlidir. Doçentlik ve Profesörlüğe yükseltilecek öğretim üyelerinin, ayrıca, EK 1’deki performans ölçütlerine uygun olarak ortalama yıllık 30 puanı toplamış olmaları gerekir.

 

 

 

Öğretim görevlileri, okutmanlar ve araştırma görevlileri, 2547 sayılı kanun ve ilgili mevzuatta belirtilen koşulları yerine getirmek suretiyle ilgili bölüm başkanı, dekanın/müdürün teklifi ve Rektör’ün onayı ile atanırlar.

 

Atama ve yükseltme başvurularının değerlendirilmesi için Rektör tarafından bir komisyon görevlendirilebilir.

 

Ünvanlı Profesörlüğe Yükseltilme ve Atamalar

Madde 10- Ünvanlı Profesörlüğe yükseltilme ve atamalar, gerekli kaynakların mevcut olduğu hallerde Rektör’ün önerisi ve Mütevelli Heyet’in onayı ile yapılır.

İzinler

Madde 11- Kadrolu akademik personelin kanuni izinleri kullanma tarihi, ilgili dekan/müdür tarafından akademik takvime uygun şekilde saptanır. Bunun dışındaki izinler ve üç ayı aşan uzun süreli akademik amaçlı izinler, Üniversite Yönetim Kurulu’nun teklifi ile Mütevelli Heyet tarafından karara bağlanır.

Rektör yardımcılarının, dekanların ve müdürlerin izinlerini Rektör, Rektör’ün iznini Mütevelli Heyet verir.

 

Ücretli Bilimsel Çalışma İzni

Madde 12- Akademik personelin akademik çalışmalar yapmak üzere üç ayı aşmayacak şekilde izin almaları, bölüm başkanı, dekanın/müdürün izni ve Rektör’ün onayı ile mümkündür. Bu sürenin üç ayı aşması halinde Mütevelli Heyet onayı aranır.

Üniversitede aralıksız altı yıl çalışmış olan Kadrolu Doçent ve Profesörler, bir yıllık “ücretli bilimsel çalışma izni”ne başvuru hakkı kazanırlar. Altı yıllık sürenin hesaplanmasında, Üniversite’ye yardımcı doçent, doçent veya profesör olarak ilk atanma tarihi veya ücretli bilimsel çalışma izninin kullanılmasından sonra Üniversite’de yeniden çalışmaya başlanılan tarih esas alınır.

Bu iznin kullanılışı fakültenin/yüksek okulun önerisi; Rektör’ün adayları bilimsel araştırma performanslarına ve izin sırasında yapılması planlanan araştırmaların niteliğine göre değerlendirmesi; Üniversite Yönetim Kurulu’nun kararı ve Mütevelli Heyet’in onayıyla gerçekleşir. Her halükarda bir akademik yıl içerisinde altıdan fazla öğretim üyesine izin verilmez.

Ücretli bilimsel çalışma izni dönüşü tüm akademik personel Rektör’e çalışmaları hakkında ayrıntılı yazılı bilgi vermek ve Üniversite’de en az bir yıl daha görev yapmak zorundadır.

 

Özlük Hakları

Madde 13- Üniversite’de çalışan akademik personelin ücretleri ve ücretlerle ilgili diğer hususlar yapılan sözleşmelerde ayrı ayrı gösterilir.

 

Akademik Özgürlük

Madde 14- Akademik personel görüş ve düşüncelerini serbestçe savunur, özgürce dilediği konularda akademik çalışma ve araştırma yapabilir ve her türlü medyada bunları yayınlayabilir. Akademik personel görüşleri, düşünceleri ve araştırma konuları nedeniyle kınanamaz.

 

Yönetmeliğin Değişmesi ve Uygulanması

Madde 15- Mütevelli Heyet’in kararı ile bu yönetmelikte değişiklikler yapılabilir veya yeni madde ve hükümler ilave edilebilir.

 

Yürürlük

Madde 16- Bu Yönetmelik, Mütevelli Heyet tarafından kabul edildiği ….. tarihinde yürürlüğe girmiştir. 8. Madde’deki “Öğretim üyesinin sözleşmesinin yenilenmesi döneminde bulunulması halinde, bu değerlendirmede, EK 1’deki performans ölçütlerine uygun olarak, son üç yıl içerisinde 90 puan toplamış olmalarına dikkat edilir” hükmü 1 Eylül 2015 tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir.

 

Yürütme

Madde 17- Bu Yönetmelik hükümleri Rektör tarafından yürütülür.

 

 

APY EK 1 – ÖĞRETİM ÜYESİ PERFORMANS ÖLÇÜTLERİ

 

 

1. Yayınlar1

 

 

No

Nitelik

Puan

1.1.a

SCI, SSCI, AHCI tarafından taranan ve TUBİTAK Uluslararası Yayın Teşvik Programı dergi listesinde A veya B grubu olarak tasnif edilmiş dergilerde yayınlanan veya yayın için kabul edilmiş makaleler.

12

1.1.b

SCI, SSCI, AHCI tarafından taranan ve TUBİTAK Uluslararası Yayın Teşvik Programı dergi listesinde C veya D grubu olarak tasnif edilmiş dergilerde yayınlanan veya yayın için kabul edilmiş makaleler.

9

1.1.c

SCI, SSCI, AHCI tarafından taranan dergilerde yayınlanan teknik not, editöre mektup, tartışma, kitap eleştirisi, vaka takdimi.

2

1.1.d

SCI, SSCI, AHCI tarafından taranmayan bilimsel hakemli dergilerde yayınlanan makaleler

3

1.2.a

SENSE Ranking of Academic Publishers tarafından A grubu olarak tasnif edilmiş yayınevleri tarafından yayınlanmış kitap.

24

1.2.b

SENSE Ranking of Academic Publishers tarafından B grubu olarak tasnif edilmiş yayınevleri tarafından yayınlanmış kitap.

18

1.2.c

SENSE Ranking of Academic Publishers tarafından C grubu olarak tasnif edilmiş yayınevleri tarafından yayınlanmış kitap.

12

1.2.d

SENSE Ranking of Academic Publishers tarafından D veya E grubu olarak tasnif edilmiş yayınevleri tarafından yayınlanmış kitap.

 

9

1.2.e

Diğer yayınevleri tarafından yayınlanmış bilimsel kitap

6

1.3.a

SENSE Ranking of Academic Publishers tarafından A grubu olarak tasnif edilmiş yayınevleri tarafından yayınlanmış kitapta bölüm.

12

1.3.b

SENSE Ranking of Academic Publishers tarafından B grubu olarak tasnif edilmiş yayınevleri tarafından yayınlanmış kitapta bölüm.

9

1.3.c

SENSE Ranking of Academic Publishers tarafından C grubu olarak tasnif edilmiş yayınevleri tarafından yayınlanmış kitapta bölüm.

6

1.3.d

SENSE Ranking of Academic Publishers tarafından D veya E grubu olarak tasnif edilmiş yayınevleri tarafından yayınlanmış kitapta bölüm.

4.5

1.3.e

Diğer yayınevleri tarafından yayınlanmış bilimsel kitapta bölüm.

2

 

 

Puanlar ile ilgili görüş: En azından bazı alanlarda, 12 puanlık makale, derslerden 18 puan alırken (dönem başına 3 ders verirken) üretilemez! Hararetle savunan görüş, “bu puan sistemi SCI/SSCI makaleleri teşvik edeceğine, hiç çıkarılmayacağının garantisi olur” şeklindeydi

 

2.

İdari Görevler (Yıllık)

 

No

Nitelik

Puan

2.1

Rektör

30

2.2

Rektör yardımcısı

30

2.3

Dekan

30

2.4

Yüksek lisans programı içeren enstitü müdürü

15

2.5

Yüksek okul ve meslek yüksek okulu müdürü

15

2.6

Bölüm başkanı

9

2.7

Dekan yardımcısı

6

2.8

Madde 2.4, 2.5 ve 2.6’daki görevlerin yardımcısı

4.5

2.9

Enstitü müdürü, merkez müdürü

4.5

2.10

Lisansüstü program koordinatörü

9

3

 

 

 

3.

Verilen Dersler2

 

No

Nitelik

Puan

3.1

Yurtdışında bir üniversitede bir dönem boyunca verilen her lisans veya lisansüstü ders saati için (aynı ders farklı kısımlarda veriliyorsa, her kısım için ayrı puan alınır)

2

3.2

Üniversitede bir dönem boyunca verilen her lisans veya lisansüstü ders saati için (aynı ders farklı kısımlarda veriliyorsa, her kısım için ayrı puan alınır)

1

 

4.

Diğer faaliyetler

0 ila 6

No

Nitelik

Puan

 

Öğretim üyesinin Ek 2’deki faaliyet raporunda belirttiği ve bu ölçütlerde ifadesini bulmayan faaliyetlere, ilgili dekan/müdürün teklifi ve Rektör’ün onayıyla 0 ile 6 arasında puan verilir.

 


 

 

 

 

 

Ek 2

İktisadi İdari Bilimler Fakültesinde dağıtılan Mütevelli Heyeti Kararların kısmi listesi

MÜTEVELLİ HEYETİ KARARLARI

 

Karar No 735

 

Üniversitemiz ek ders hesaplamasına esas oluşturan öğrenci sayısı katsayısı ve section sayısı katsayısı uygulanmasına 31 Ocak 2012 tarihinden itibaren son verilmesine oybirliği ile karar verildi.

 

Karar No 739

 

Üniversitemizde saat ücretli ders veren öğretim elemanlarına 1 Temmuz 2012 tarihinden itibaren yemek kartı yüklemesi yapılmamasına oybirliği ile karar verildi.

 

Karar No 741

 

Üniversitemizde önlisans ve lisans program koordinatörlüğü görevi için ödenen idari görev tazminatının 01 Şubat 2012 tarihi itibarıyla kaldırılmasına, bünyesinde ikiden fazla program olan bölümler için dekanlık olumlu görüşü ve rektörlük onayı ile bölüm başkan yardımcılığı kadrosunun ihdas edilmesine oybirliği ile karar verildi.

 

Karar No 742

 

Üniversitemizde 2011-2012 eğitim-öğretim yılı Bahar Döneminden geçerli olmak üzere görev yapan öğretim elemanlarının yerine getirdikleri ders yükümlülüklerinin yıl bazında, güz ve bahar dönemlerinin birlikte değerlendirilmesi suretiyle vermiş oldukları toplam ders saati üzerinden hesaplanmasına; mecburi ders yüklerine iki dönem toplamı açısından bakılmasına; ek ders ücretlerinin ise yıllık yükümlülük ile yerine getirilen yükümlülük arasındaki fark dikkate alınarak belirlenmesine ve her yıl Haziran ayında ödenmesine oybirliği ile karar verildi.


Ek 3

Sözlü olarak Fen Edebiyat Fakültesine Yönetim Kuruluna aktarılan kararlar

 

1. 1 Şubat itibaren, Lisans Bitirme Tezi dersi, 3 saatlik ders olarak yapılırsa bile, ne ek ders ücreti için ne puan için sayılmayacak.

 

2. 1 Şubat itibaren. tez danışmanlığı ne ek ders ücreti için ne puan için sayılmayacak.


Ek 4

İnsan kaynaklarından gelen eposta

 

From: Human Resources

 

18/10/11 16:38

 

 

 

DERS YÜKLERİNİN YENİ ENTEGRE SİSTEM ÜZERİNDE HESABINA İLİŞKİN UYGULAMA / APPLICATION OF COURSE LOAD CALCULATION WITH NEW INTEGRATED SYSTEM

 

 

 

Değerli Hocalarım,

 

 

 

Bir süredir İnsan Kaynakları sisteminin değişmesi üzerine çalışıyoruz. Bu proje sonucu artık bir çok İnsan Kaynakları uygulaması yeni sistemimize yani Oracle üzerine taşınmış durumdadır. Akademik işleyişin önemli süreçlerinden biri olan ders yükü hesabı da bu uygulamalardan birisidir.

 

 

 

Bilindiği üzere bugüne kadar saat ücretli akademisyenlerimiz için ders yükü bilgisi fakülte asistanlarımız tarafından föyler üzerinde toplanıyordu. Bu föylere akademisyenlerimiz ve Bölüm Başkanlarımız onay veriyor, daha sonra föyler insan kaynaklarına iletiliyordu. Buraya kadar son derece manuel işleyen ve akademik birimler için oldukça ağır bir idari yük olan bu süreç, insan kaynaklarına föylerin ulaşması ile birlikte yine manuel denebilecek bir hesapla bordro sistemine aktarılıyor ve tahakkuk görüyordu.

 

 

 

Bu süreci iyileştirmek ve verimliliğini arttırmak üzere, yeni uygulamada, SIS üzerindeki planlanan ders bilgisinin esas alınmasına karar verilmiştir. Bununla birlikte hayatın olağan akışı içinde gerçekleşemeyen derslerin ve bu derslerin telafilerinin takip edilebilmesi için SIS üzerinde yeni ekranlar tasarlanmış ve bu ekranlara fakülte asistanlarının bilgi girmesine olanak sağlanmıştır. Fakülte asistanlarımız yeni uygulama ve ekranlar konusunda bilgilendirilmiştir.

 

 

 

Sizlerden ricamız gerçekleştirilemeyen derslerin ve telafilerinin fakülte asistanlarına bildiriminin yapılmasıdır. Bu şekilde fakülte asistanı kendisine açık ekranlardan düzenli olarak, gerçekleşemeyen dersleri ve telafilerini kaydedebilecektir. SIS teki planlanan ders bilgisi ile birleşecek olan bu veriler sonrasında ,insan kaynakları SIS üzerinden ders yüklerine ilişkin bir rapor alacak ve bu raporun direkt olarak İnsan Kaynakları yeni sistemine (Oracle) aktarımı sağlanacaktır. Bu aktarım sonrasında ders yükleri otomatik olarak hesap edilecek ve ücretlendirilecektir.

 

 

 

Tam zamanlı akademisyenlerimizin ekders yükleri de aynı sistem üzerinde takip edilecek ve ücretlendirilecektir. Dolayısı ile tam zamanlı akademisyenlerimizden de düzenli olarak gerçekleşemeyen derslerin ve bu derslere ilişkin telafilerin fakülte asistanlarına iletilmesini önemle rica ediyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

Değerli akademik birim yöneticilerimiz; bu bilgilendirme saat ücretli akademisyenlerimize ulaşamayacaktır. Bölüm başkanlarımızdan ve fakülte asistanlarından ricamız, kendilerine bu bilgilendirmenin iletilmesi ve konunun iletişiminin sağlanmasıdır.

 

 

 

Bu süreçte İnsan Kaynakları Ücretlendirme ve Yan Haklar ekibi her türlü sorunuza yanıt vermek üzere hazırdır.

 

 

 

Göstereceğiniz hassasiyet ve katılım için teşekkür ediyor, yeni uygulamanın üniversitemiz verimliliğine katkı sağlamasını diliyoruz.

 

 

 

Saygılarımla,

 

 

 

 

 

 

 

Dr. İsmet Aksöyek

İnsan Kaynakları Direktörü

 

 

 

 

 

Dear Academicians,

 

 

 

Human Resources has been working on the HR system changing project for a while. Most of Human Resources applications has been moved on that new system (Oracle) as a result of this project. Course load calculation is the most important part of this process.

 

 

 

As it is well known, the course load information of our part time academicians were collecting by the Faculty Assistants on the check sheets manually. After approval of Part time academicians and Department Heads, these check sheets were transmitted to Human Resources and then they were calculated by a manual method for the payroll. That was quite manual processes and heavy administrative burden for academic units.

 

 

 

In order to optimize this process and improve the efficiency, it was decided to calculate the course load, based on planning data over SIS. However, sometimes, some of courses cannot be realized and need to be compensated due to some valid reasons. New screens on SIS are designed in order to follow and register these kind of situations and access provided for Faculty Assistants to enter the relevant information. Faculty Assistant were informed about new application and usage of these screens.

 

 

We kindly request you, information providing to Faculty Assistants about the courses which cannot be realized and needed to be compensated. By this way, Faculty Assistants can update these information on the system. These corrections will be consolidated with planned course data in SIS. This information can be taken by a report from SIS and this report is going to be transferred directly to new Human Resources system (Oracle) for the payment calculation.

 

Additional course loads of our Full-time academicians are going to be followed, calculated and paid on the same integrated system. Therefore, please provide regular information to faculty assistants about your courses which cannot be realized and needed to be compensated.

 

Dear Academic Unit Managers, this information will not reach our part time academics. Please inform them about the new application as Department Heads and Faculty Assistants.

 

Human Resources Compensation and Benefits team will be ready to answer your questions in this period.

Thank you for your sensitivity and participation. We wish to contribute to efficiency of University with the new system application.

 

Regards,

Dr. İsmet Aksöyek

Human Resources Director

 

 

 

 

 

                  1. Kısa Vadeli Etkiler

Öncelikle, 1 Mart 2012’de yatırılacak olan maaşlarla birlikte, önemli sayıda öğretim elemanının (öğretim üyesi ve öğretim görevlisi) ücretlerinde, kendilerini zor duruma sokacak düşüşler yaşanacaktır. Şöyle ki:

  1. Öğrenci sayısı yüksek olan dersler için ödenen ek ücret, 1 Şubat 2012’den itibaren ödenmeyecektir (ilgili karar MHk 735).

  2. Birden fazla section bulunan derslerin ücretlendirilmesine ilişkin olarak, 1 Şubat 2012 itibarıyla bir belirsizlik olduğunu düşündüren ifadeler bulunmaktadır (tek ders olarak ücretlendirme). Bu noktada, Mütevelli Heyeti kararı farklı yorumlara açık görünmektedir. Hangi yorumun doğru olduğunu, yetkili bir makam tarafından “yazılı” bir açıklama yapılmadığı sürece, kesin bir biçimde bilebilmek mümkün değildir. Bununla birlikte, kesin olan şu noktadır: Yer yokluğu, maliyet vs. gerekçelerle, section sayılarını azaltarak öğrenci sayılarını yükseltmek yönündeki mevcut idari eğilim ve basınç, ücretlerin olumsuz yönde etkileneceğini düşündürmektedir (bkz. MHk 735).

  3. Program koordinatörlüğü yapan öğretim üye ve görevlilerinin idari görev tazminatları 1 Şubat 2012’den itibaren ödenmeyecektir (bkz. MHk 741).

  4. Bundan böyle, öğretim üyelerine, ek ders ücretleri dersi verdikleri dönem içerisinde ödenmeyecektir. Farklı bir ifadeyle, başlayan bahar döneminde, 12 saatten fazla dersi olan öğretim üyelerine ek ders ücret ödemesi yapılmayacaktır. Bu durumdaki öğretim üyeleri, ancak, Haziran 2012’de, 12 saatten eksik ders saatleriyle, sonbahar döneminde hastalık vs. sebeplerle yapamadıkları ders saatleri düşüldükten sonra ödeme alabilecek, dolayısıyla, beklemekten kaynaklanan reel gelir kayıplarına uğrayacaklardır.

Bir örnek vermek gerekirse, sonbahar döneminde, haftada 11 saat derse girmiş, bir hafta hasta olmuş, insan kaynakları kayıtlarına göre hasta olduğu derslerin telafilerini yapmamış ve ancak, ilkbahar döneminde haftada 14 saat derse girmiş bir öğretim üyesi, Haziran 2012’ye kadar hiçbir ek ders ücreti alamayacak, Haziran ayında, beklediği 2 saat × 13 hafta = 26 saatlik ek ders ücreti yerine, 26 – (12 hafta × 1 saat) – (1 hafta × 12 saat) = 2 saatlik ek ders ücreti alacaktır (MHk 742, İK 1).

  1. Bitirme tez dersi, puan ve ek ders ücret hesaplamasında göz önüne alınmayacak (Sözlü 1).

  2. Tez danışmanlığı, puan ve ek ders ücret hesaplamasında göz önüne alınmayacak (Sözlü 1).

Böylelikle, bir yandan program koordinatörlüğü yapan, bir yandan ek ders yükü olan ve bir yandan da bitirme tezi dersine bakan bir Yardımcı Doçent’in maddi kaybı, yalnızca bu ilkbahar dönemi için, 5,885 TL’ye ulaşabilecektir. Bu, dönem içerisinde aylık bazda 2,000 TL’ye yakın bir rakamdır. Kayıp, bir Doçent için bundan daha yüksektir. Açıktır ki, kararlardan herkes aynı ölçüde etkilenmeyecektir. Program koordinatörlüğü yapmayan, ek ders yükü olmayan, bitirme tezi dersine bakmayan bir Yardımcı Doçent’in geliri, bu kararlardan (bildiğimiz kadarıyla) etkilenmeyecektir. Ancak, bu durumdaki birisi de, puan sistemi marifetiyle yukarıdan empoze edilen yükümlülüklerin etkisine daha çok açık olacaktır.

Önerilen değişiklikler kabul edildiği takdirde, üyemiz olan ve olmayan pek çok öğretim elemanı, bahar aylarında, beklemedikleri maddi zorluklar içerisine düşeceklerdir. İzlediğimiz kadarıyla, pek çok öğretim elemanı, aydan aya yaşamakta ve kendileriyle, aileleri ve çocuklarıyla ilgili hayat planlarını bekledikleri gelirlere göre yapmaktadırlar. Ani bir oldu-bitti ile karşılarına çıkan bu uygulamalarla, gelirlerinde ciddi ve beklenmedik bir kayba uğrayacak, hayat planlarında üzücü aksaklıklarla karşılaşacaklardır.

Esasen, benzer bir tarza ve uygulamalara, üniversite içerisindeki statüleri gereği görece güçsüz olan kadrolarla ilgili olarak daha önce tanık olunduğu bilinmektedir. Hiçbir ön bilgilendirme yapılmaksızın, saat ücretli hocaların saat ücretleri düşürülmüş ve üç saatlik bir ders için zaten ayda 40 TL kadar sembolik bir rakama tekabül eden yemek kartları iptal edilmiş; araştırma görevlileri içerisinde, iş sözleşmeleri belirsiz süreden on aylık belirli süreye dönüştürülerek, % 30 ila %40 maaşlarında maddi kayba uğratılmış, özel sağlık sigortaları iptal edilmiş ve güvencesiz bir kesim yaratılmıştır. Bu süreçte, daha önce daha güçsüz kadrolu ve kadrosuz kesimlerin maruz kaldığı tarz ve uygulamaların, artık, kadrolu, çekirdek öğretim üyesi işgücüne de uygulanmaya başlandığı görülmektedir.

Orta Vadeli Etkiler

Yeni “Akademik Personel Yönetmeliği”nin bir dizi sorun içerdiği ilk bakışta görülebilmektedir. Bu sorunların bir kısmı, tüm dünyada tartışılmakta olan standart ve fakat kritik sorunlardır: Örneğin, bilimsel alanlar arasındaki ortak bir ölçüye vurulamayacak olan nitel farklılıklar ve bundan kaynaklanan eşitsizlik ve adaletsizlikler; “gerekli puan”ı toplayabilmek için araştırmacılar üzerinde yaratılan “kendi kendisinden intihal” baskısı, vs. Bununla birlikte, spesifik olarak bu olayda, uygulamanın temel ve ortak etkisi, öğretim elemanlarının standart olarak verecekleri ders saatleri süresinin, fiilen 12 saatten 15 saate çıkartılmasıdır.

Yeni uygulamada, her öğretim üyesi, yılda ortalama 30 puan tutturmak zorunda olacaktır. Görüldüğü kadarıyla, “Akademik Personel Yönetmeliği’nin” son versiyonunda, “puan kazanmak” daha da zorlaştırılmıştır. Artık ‘tam’ puanlar, sadece, SCI/SSC/AHCI makaleleriyle kitap/kitap bölümleri için verilmektedir. SCI/SSC/AHCI olmayan, ancak hakemli bir dergide yayınlanan makaleler için ise sadece 3 puan verilmektedir. Bir önceki taslak versiyondan farklı olarak, “Conference Proceedings” içinde yer alan makaleler için, hakemli olsa da puan verilmediği göze çarpmaktadır. Ayrıca, (kongre, konferans düzenlemek gibi) bazı başka akademik faaliyetlerin de bir bütün olarak liste dışı bırakıldığı görülmektedir. Yeni versiyon, yaygın olarak dağıtılmış bulunan bir önceki taslak versiyondan çok daha “eli sıkı” bir yönetmelik öngörmektedir.

Puan listesine bakıldığında, şöyle bir sonuç ortaya çıkmaktadır: SCI/SSC/AHCI makalelerin hazırlanış ve kabul sürelerini de düşünerek (sırf, listede yer verilmeyen bir yayınevi tarafından basıldığından ötürü yalnızca 6 puana lâyık görülen bir kitabı ortaya çıkartmanın gerektirdiği emekten hiç söz etmeksizin), 30 puanı doldurmayı garantileyebilmek için, eğer zaten nadir olan cömertçe puanlandırılmış idari/yönetici pozisyonlardan birinde değilse, herkes haftada 15 saat ders vermek zorunda kalacaktır. Bu, başka yerlerde acı biçimde denenmiş bir kısır döngüye burada da düşüleceği anlamına gelmektedir: Puan doldurabilmek için ders makinesine dönüşmek, yayın için gereken zaman, konsantrasyon ve takatten yoksun düşerek mesleki-bilimsel açıdan ilerleyememek. Yönetmeliğin genel etkisinin, birkaç istisna dışında, standart ders saatlerinin 12 saatten 15′e çıkması yönünde olacağını öngörmek güç değildir.

Uzun Vadeli Etkiler

Öğretim üyelerinin önemli bir kısmının standart ders saatlerinin, 12 saatten 15′e yükseltilerek % 25 oranında uzadığı koşullarda, “düzenli” ve “çekirdek” öğretim elemanı kadrosunda bir azaltmanın gündeme gelmesini beklemek makul bir öngörüdür. Bu dinamik, öğrenci sayısını arttırmak yönündeki çabalarla birlikte ele alındığında, daralan “düzenli” ve “çekirdek” öğretim elemanı emeğinin, giderek genişleyen “düzensiz”, “saat ücretli, kısmı zamanlı, belirli süreli çalıştırılan” öğretim elemanı emeğiyle dengeleneceğini öngörmek de makuldür. Süreç, bu yönüyle, genel olarak akademisyenlik mesleği ve eğitim açısından da, ciddi riskler içermektedir.

Yeni kararlar, kısa bir dönem önce dile getirilen “araştırma üniversitesi” düşüncelerinin de, tümüyle sözde kalacağı anlamına gelmektedir. Bir yıl içerisinde (Citation Index’te yer almayan) 2 hakemli dergi makalesi yazmış, bir bilimsel kongre düzenlemiş, TÜBİTAK’tan bir araştırma projesi için fon almış, 4 bilimsel kongrede sunum yapmış, hakemli proceedings’de makale yayınlamış, 3 saatlik tez dersine girmiş, 3 lisans, 2 lisansüstü teze danışmanlık yapmış bir öğretim üyesi, bütün bunlara rağmen, puan tutturmak için yine de 12 saat ders vermek zorunda olacaktır! Bu koşullarda, Citation Index’li makale yazmaya vakti de tabii ki olmayacaktır.

Yasal Durum

İş hukukçularına göre, tüm bu değişiklikler, elinizde yazılı bir iş anlaşması olsun veya olmasın, iş anlaşmasında “asli” bir değişiklik yapılması anlamına gelmekte olup, çalışanın 6 gün içinde yazılı onayının alınması ile yasal olarak geçerlilik kazanabilir.

Yasal hakların bilgisine sahip olmak kuşkusuz ki faydalıdır. Bununla birlikte, mevcut mevzuatın, bireysel sözleşmeler düzeyinde kalındığı müddetçe, Üniversite içerisinde, güvence, adalet ve diyalog arayışı için yeterli bir zemin sağlamadığı, ancak işten çıkartma sonrasında tazminat elde etmeye yaradığı da unutulmamalıdır.

Sendika ve Şeffaf, Katılımcı, Demokratik Toplu Pazarlık Seçeneği

Öğretim elemanlarının ücret ve eğitim ve araştırma başta olmak üzere çalışma koşullarının, mesleki arzu ve taleplerinin özgürce ve lâyıkıyla tartışılabilmesi ve ele alınabilmesi, idari baskı, işten çıkartılma endişesinden uzak bir ortamı gerektirmektedir. Mevcut koşullarda, bölüm iradeleri hiç sayılarak gerçekleştirilen işten çıkartmalar, disiplin soruşturmaları ve bireysel olarak herkese ulaşabilecek şekilde aracısız bir şekilde e-posta atmanın engellenmesiyle birlikte, bu kritik meseleleri birlikte ele almak iyice zorlaşmış, tartışmalar, en iyi ihtimalle yukarıdan aşağıya belirlenen, kontrol edilen ve birbirinden kopuk öğretim elemanı adacıklarını esas alan bir formata sıkışmıştır.

Sendika olarak, her yerden, gerek akademik, gerekse idari personelden, “sendika ne yapıyor?” sorularını duymaya başladık. Elinizdeki bu not, diğer şeylerin yanı sıra, böyle bir gerekten de kaynaklanmıştır.

Şu üç noktayı, daha önce olduğu gibi, bir kez daha vurgulamakta fayda görüyoruz:

  1. Öğretim elemanlarının ücret ve çalışma koşulları, mesleki arzu ve talepleri söz konusu olduğunda, söz söyleyecek olan, doğallıkla öğretim elemanlarıdır. Gözlemimiz ve endişe duyduğumuz husus, öğretim elemanlarını öncelikle ilgilendiren kritik konularda, öğretim elemanlarının başka güçler ve çıkarlarca süreçten sistematik bir biçimde dışlanmasıdır.

  2. Kurumsal ve somut olarak, öğretim elemanlarının ücret ve çalışma koşullarını, mesleki gelişim ve geleceklerini güvence altına alabilecek etkin format “toplu pazarlık” ve “toplu sözleşme” ve bunun aracı olarak sendikadır. Öğretim elemanlarının taleplerine yer verecek, haklarını koruyacak bir toplu pazarlık ve toplu iş sözleşmesi modeli, mevzuat ve sözleşme tekniği bakımından mümkündür.

  3. Böyle bir sürecin etkin ve sonuç verici biçimde işleyebilmesi, öğretim elemanlarının ücret ve çalışma koşullarının, mesleki gelişim ihtiyaçları ve gelecek kaygılarının özgürce dile getirildiği, belirlendiği, şeffaf ve katılımcı tarzın oluşturulmasına bağlıdır. Bu süreçte, sendikacılığın işlevi, başkaları adına yukarıdan kararlar almak değil, şeffaf ve katılımcı, yani demokratik bir işleyişin ve ortamın oluşmasına katkıda bulunmak, kolaylaştırıcılık, hukuksal, teknik ve örgütsel destektir.

Bu süreçte yardımcı olmak isteyen, daha fazla bilgi almak isteyen, katkıda bulunmak isteyen, sendika üyesi olmak isteyen herkesten haber bekliyoruz. Size en yakın sendika aktivistiyle veya bu iletinin başındaki e-posta adresi üzerinden doğrudan Sendika ile iletişime geçmeniz yeterlidir. Bunu yaparken, kurumsal değil, kişisel e-posta adresinizi ve telefonunuzu kullanmanızı tavsiye ediyoruz.

Ekler

Yönetim hedeflerinin anlaşılabildiği kaynaklardan 1, 2, 4 olduğu gibi, 3 ise özet olarak aşağıya eklenmiştir. Kâğıt israfına yol açmamak için, ekler bu notun basılı biçimine eklenmemiştir. Yukarıdaki e-posta adresine bir e-posta attığınız takdirde, eklerin bütününü size hemen ileteceğiz. Sendika olarak, her çalışana, e-posta yoluyla belgelerin bütününü ulaştırmaya çalışıyoruz. Ancak, uygulanan e-posta sansürleri yüzünden, gönderdiğimiz e-posta elinize geçmiş olmayabilir.

Bunun dışında, yukarıda ifade ettiğimiz gibi, muhakkak ki, şeffaflık eksikliğinden kaynaklanan bilgi eksikliklerimiz vardır. Elinizde paylaşmak istediğiniz herhangi bir bilgi varsa, bize e-posta yoluyla ulaştırmanızdan memnun oluruz. Bunu yaparken kurumsal değil, kişisel e-posta adresinizi ve telefonunuzu kullanmanızı tekrar tavsiye ederiz.

Bilgi Üniversitesi Davası: Basın Açıklaması, 14 Kasım-14.00, Çağlayan

14–14–çağlayan–bilgi

ÜNİVERSİTEYİ, AKADEMİK ÖZGÜRLÜĞÜ, BİLGİNİN VERDİĞİ SORUMLULUĞU,  BİLİMSEL ÖZERKLİĞİ VE EMEKÇİLERİN DAYANIŞMASINI SAVUNUYORUZ!

BİLGİ ÜNİVERSİTESİ DAVASINA DESTEK ÇAĞRISI

Sevgili meslektaşlarımız, öğrencilerimiz,

eğitim ve bilimin üretildiği ve ihtiyacının duyulduğu her noktadaki dostlar,

14 Kasım Pazartesi günü saat 14.00’de Çağlayan Adliyesi İstanbul 1.  İş Mahkemesi’nde İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden hukuksuz ve aslen sendikal sebeplerle işten çıkarılan arkadaşlarımızın açtığı işe iade davasının ikinci duruşması görülecek. Bu genç akademisyen arkadaşlarımız, kâr amaçlı bir şirketin Bilgi Üniversitesi’ni ‘yeniden yapılandırması’ sürecinde, akademik özgürlüğün zemini olan bilimsel özerklik, akademik onur ve iş güvencesi için ses çıkardıkları ve bu sürecin önünde engel olarak görüldükleri için işten çıkarıldılar. Güvencesizleştirme, akademinin en kırılgan kesimi olan ‘en alttakilerden’, okutman ve araştırma görevlilerinden başladı. Yetiştikleri Türk Dili, Sosyoloji, Tarih, Matematik, Hukuk, Karşılaştırmalı Edebiyat, İktisat ve Kültürel Çalışmalar bölümlerine arkalarından güvencesiz statüde yeni ‘personel’ istihdam ediliyor.

Kâr amaçlı bir üniversite şirketi olan Laureate Education, Inc. tarafından 2009’da fiilen devralınan İstanbul Bilgi Üniversitesi, sayısı neredeyse 200’e ulaşmış Türkiye üniversitelerinde akademik özgürlük, iş güvencesi, bilimsel onur, bilimsel özerklik, genç bilim insanlarını yetiştirme politikası konusunda artık bilim insanlarının değil, işletmecilerin söz sahibi olduğu bir modele doğru gidildiği gerçeğinin en gözle görülür hale geldiği yükseköğretim kurumlarından biri artık.  Yeni YÖK Yasası kapımızda! Kâr amaçlı şirketlerin belirleyici olduğu bir ‘üniversite pazarı’ nasıl bir b(B)ilgi, nasıl bir bilim, nasıl bir akademisyen nesli, nasıl bir eğitim üretecek? Bu süreçlerde kimler söz sahibi olacak? Eski sistemin sorunları öne sürülerek, daha otoriter, daha tektip, daha seçkinci, daha vasat bir üniversite yapısına savrulmamak için, tanımlamamız ve savunmamız gereken değerler var!

Bilgi, bilim ve eğitimi, onurumuz ile üretmeye ve böyle üretilmiş bilgi, bilim ve eğitime erişmeye devam edebilmek için, seslerine ses, sesimize ses katın!

14 Kasım Pazartesi günü saat 14.00’te Çağlayan Adliyesi 1. İş Mahkemesi’nde görülecek ikinci Bilgi Üniversitesi duruşması öncesinde, arkadaşlarımıza destek olmak için emek ve demokratik kitle örgütleri olarak 13.30’da yapacağımız basın açıklamasına katılın!

Seslerine ses, sesimize ses katın!

Eğitim-Sen Sendikası İstanbul 6. Üniversiteler Şubesi ** İstanbul Tabib Odası – TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu ** Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği ** DİSK/Sosyal-iş İstanbul Şubesi **  DİSK/Dev-Sağlık-İş ** DİSK/Birleşik Metal-İş ** Türk-İş/Petrol-İş Merkez **  TÜRK-İş/Tez-Koop-İş İstanbul 5. Şube ** DİSK/Limter-İş Sendikası ** Çağdaş Hukukçular Derneği ÇHD ** Sosyal Araştırmalar Vakfı SAV ** Bağımsız Sosyal Bilimciler BSB **

Asistanların işe iade davası 10 Ekim 9.45′te Çağlayan’da

6 yıl (ve artı bir opsiyonel yıl) içinde doktoralarını tamamlamadıkları bahanesiyle işten çıkarılan 9 asistan arkadaşımızın davası 10 Ekim Pazartesi, 9.45′te Çağlayan Adliyesi, 1. İş Mahkemesi’nde görülecek.

6+1 şartıyla ilgili yönetimle süren görüşmeler sonuç vermemiş, hiçbir çalışanın itirazı dikkate alınmaksızın; doktoralarını bitirmemiş ve 7 yıldan fazladır Bilgi’de çalışmış araştırma görevlisi arkadaşlarımıza işten çıkarılacakları bildirilmişti. İş yüklerinin fazlalılığı ile çalıştıkları başka birtakım araştırma projelerinin doktora çalışmalarını hızla bitirmelerini sağlayamaması, birçok arkadaşın aslında tezlerini neredeyse bitirmiş olması, yürüttükleri araştırma projelerinin akademik ünvanlarla değil ama toplumla kurduğu doğrudan bağ ve bunun gibi, onların sahici birer akademisyen olma yolunda olduklarını gösteren nice çalışmaları, etkinlikleri, ürettikleri değerler yok sayılarak arkadaşlarımız üniversiteden çıkarıldılar.

Bilgi’ye yeni asistan alımları 10 aylık anlaşmalarla yapılıyor bu dönem itibariyle. İşten çıkarılan veya işten yılan arkadaşlarımızın yerine geçen asistanlar, yazın maaş almayacakları ve sağlık sigortasından mahrum olacakları bir sözleşme imzalayarak işe başlıyorlar. Bu sözleşmelerden önce işe girmiş asistanlarsa 6 yıl içinde master ve doktoralarını bitiremeyecekleri için, günleri dolduğunda işten çıkarılacaklarını bilerek işlerine gidip gelmeye devam ediyorlar.

Tüm duyarlı üyelerimiz ve dostlarımızla bu davada yan yana olmak isteriz. 10 Ekim Pazartesi sabahı Çağlayan’da olalım.

 

Sosyal-İş Genel Kurulu için Delege Seçimi

 

Sevgili Sendikalı BİLGİ’liler,

Delege oylamasına katılmanız önemlidir.

23 Ağustos Salı günü yapılacak delege seçimi için adaylık başvurusunda bulunan arkadaşların isimlerini aşağıda görebilirsiniz.

Oy kullanmak isteyen arkadaşlarımızın zaman darlığı yaşamamaları ve katılımın mümkün olduğunca fazla olmasını sağlamak amacıyla oylama sabah 9.30′da başlayarak gece saat 22.00′a kadar devam edecektir.

Akademisyenler

1. Dicle ÖZTÜRK

2. Berrak KARAHODA

3. Ruhan ALPAYDIN

4. Chris STEPHENSON

5. Yonca DEMİR

6. Murat PAKER

7. Hakan ARSLAN

8. Murat ÖZBANK

9. Zehra KAFKASLI

10. Bülent BİLMEZ

 

Destek Personel

12. Mehmet SEVİM

13. Şerife TARĞAY

14. Süleyman BİNAY

15. Mehmet YOLERİ

16. Mesut ÖZCAN

 

İdari Kadro

17. Beyhan SUNAL

18. Hatice SÖNMEZ

19. Sema BOZKIR

 

SOSYAL-İŞ İSTANBUL ŞUBESİ

Adres :
Muratpaşa Sk. Bilge Apt. No:21 D:2 Yusufpaşa
Aksaray / İstanbul

Tel : +90 212 523 24 89
Fax : +90 212 534 30 88

web: www.sosyal-is.org.tr
email : istanbulsube@sosyal-is.org.tr

 

Temmuz ayından son gelişmeler

Temmuz ayı içinde, okulumuza  hakim olan ve etkisini her geçen gün daha fazla hissettiğimiz kâr amaçlı eğitim zihniyeti, bunca yıldır özenle muhafaza etmeye çalıştığımız eğitim kalitemize, akademik özgürlüklerimize ve akademik onurumuza iki ağır darbe daha vurdu:

1) İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin “iyi” bir üniversite olmasına uzun yıllar boyunca çok önemli katkılar yapmış, isimleri aşağıda yazılı 27 meslektaşımız işten çıkartıldı:

1 Bahar Şahin Araş. Gör. FEF 6+1
2 Beril Sönmez Araş. Gör. FEF 6+1
3 Fırat Kaya Araş. Gör. FEF 6+1
4 Gökçe Öcal Araş. Gör. FEF 6+1
5 Evin Aslan Araş. Gör. FEF 6+1
6 Aslı Odman Araş. Gör. FEF 6+1
7 Oya Cesur Demir Araş. Gör. FEF 6+1
8 Ömer Albayrak Araş. Gör. FEF 6+1
9 Reyda Ergün Araş. Gör. HUKUK 6+1
10 Göktürk Uyan Araş. Gör. HUKUK 6+1
11 Erdem Akyazılı Araş. Gör. HUKUK 6+1
12 Alişan Çapan Araş. Gör. HUKUK 6+1
13 Hale Akay Araş. Gör. İİBF 6+1
14 Fatma Pınar Arslan Araş. Gör. MYO Öğrenci sayısının az olması sebebiyle Program’ın kapatılması
15 Hande Şahinkaya Araş. Gör. MYO Öğrenci sayısının az olması sebebiyle Program’ın kapatılması
16 Melda Keçeci Araş. Gör. MYO Öğrenci sayısının az olması sebebiyle Program’ın kapatılması
17 Akın Tek Okutman FEF-TK Türkçe derslerinin azaltılması ve fakat bu neden/nedenlerle sınırlı olmaksızın, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18. maddeleri uyarınca
18 Aslı Güneş Okutman FEF-TK Türkçe derslerinin azaltılması ve fakat bu neden/nedenlerle sınırlı olmaksızın, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18. maddeleri uyarınca
19 Öznur Şahin Okutman FEF-TK Türkçe derslerinin azaltılması ve fakat bu neden/nedenlerle sınırlı olmaksızın, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18. maddeleri uyarınca
20 Sibel Ercan Okutman FEF-TK Türkçe derslerinin azaltılması ve fakat bu neden/nedenlerle sınırlı olmaksızın, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18. maddeleri uyarınca
21 Yalçın Armağan Okutman FEF-TK Türkçe derslerinin azaltılması ve fakat bu neden/nedenlerle sınırlı olmaksızın, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18. maddeleri uyarınca
22 Selma Altıntaş Bursalıoğlu Okutman-saat ücretli FEF-TK Türkçe derslerinin azaltılması ve fakat bu neden/nedenlerle sınırlı olmaksızın, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18. maddeleri uyarınca
23 Ali Serdar Okutman-saat ücretli FEF-TK Türkçe derslerinin azaltılması ve fakat bu neden/nedenlerle sınırlı olmaksızın, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18. maddeleri uyarınca
24 Nesrin Şentürk Okutman-saat ücretli FEF-TK Türkçe derslerinin azaltılması ve fakat bu neden/nedenlerle sınırlı olmaksızın, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18. maddeleri uyarınca
25 Sinem Çelebioğlu Okutman-saat ücretli FEF-TK Türkçe derslerinin azaltılması ve fakat bu neden/nedenlerle sınırlı olmaksızın, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18. maddeleri uyarınca
26 Semra Somersan Öğr. Üyesi FEF -
27 Erol Katırcıoğlu Öğr. Üyesi İİBF -

 

Bu kıyımın “tanıtım” döneminde yapılmış olması, Bilgi Üniversitesine hakim olan zihniyetin artık, alenen,  “öğrenci” değil, “müşteri” çekmeye çalıştığını, bunun için de eğitim kadrosunun akademik kalitesine değil, pop kültür ürünü içeriksiz pazarlama stratejilerine ve reklam kampanyalarına güvendiğini  tüm çıplaklığı ile ortaya koydu.

İşten çıkartılan meslekdaşlarımız, reklam olsun diye değil, “gerçekten Bilgiliydiler”. İsimleri, Bilgi’nin kayıp hanesine yazılacak. Onlara bu kıyımı reva gören kar amaçlı eğitim zihniyetinin, Bilgi Üniversitesi’nin bugüne kadar lekesiz kalmış akademik itibarına, akademik onuruna verdiği büyük zararı, ulusal ve uluslarası her türlü platformda, bu zihniyeti benimsemeyen, bu zihniyetin neden olduğu haksızlıklara sessiz kalmayan “gerçek Bilgileler de” olduğunu anlatarak telafi edeceğiz. Hukuki ve diğer meşru girişimlerle kıyıma uğrayan arkadaşlarımızla her zaman dayanışma içinde olacağız.

2) Okulumuzun “iyi” bir üniversiteyi “iyi” bir üniversite yapan değerlerden hızla uzaklaştığını vurgulayan, bu değerleri benimseyen herkeste hicap uyandıran bir tanıtım zihniyetini eleştiren ve onlarca değerli Akademisyenin işten çıkartılmak üzere olduğunu açıklayan Chris Stephenson hakkında, bu gerçekleri dile getirdiği için açılan disiplin soruşturması başladı.

Kafkaesk bir anlamsızlık sisi içinde 8 saat süren trajikomik soruşturmanın, Chris’in ifadesinin alındığı ve şahitlerin dinlendiği, kapalı kapılar ardında yapılan ilk oturumu, Bilgi Üniversitesinin  son yıllarda yaşadağı yüz kızartıcı “ilkler” dizisinin en sonuncusu idi. Anlaşılan o ki Bilgi Üniversitesine hakim olan zihniyet, Chris’in mesajında önerdiği “dünyada bir günde en çok akademisyeni işten çıkartan üniversite” rekorunun yanısıra, “dünyanın en anlamsız ve en uzun süreli disiplin soruşturmasını yürüten üniversitesi” ve “en hızlı itibar kaybeden üniversite yönetimi” dallarında da rekor kırmak azminde… Zira soruşturma 8 saatle bitmedi! Chris’in soruşturmasının ikinci oturumu 1 Ağustos Pazartesi günü saat 14:00’de Dolapdere Kampüsünde yapıldı.  Chris’in şahsında Bilgi Üniversitesi’ni Bilgi Üniversitesi yapan akademik değerlere, en başta da Akademik ifade özgürlüğüne destek vermek isteyen herkesi gelişmeleri takip etmeye çağırıyoruz.

SENDİKALI BİLGİ ÜNİVERSİTESİ ÇALIŞANLARI

12 Eylül Zihniyeti Bilgi’ye Giremez

Christopher Stephenson

Bilgisayar Bilimleri’nden Christopher Stephenson hakkında, 17 Haziran 2011 tarihinde yolladığı e-posta sebebiyle soruşturma açıldı.

Soruşturma, 12 Eylül askeri diktatörlüğü döneminde hazırlanan ve Üniversiteleri kontrol altına almak için yürürlüğe konulan Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği‘ne dayanılarak açıldı.

Bir öğretim üyesi hakkında, eleştiri içerikli beyanları nedeniyle, darbe zihniyetinin ürünü olan bir mevzuat kapsamında soruşturma açılması, Bilgi tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Bu lekeyi kabul etmiyoruz ve arkadaşımız Chris hakkındaki soruşturmanın derhal geri çekilmesini talep ediyoruz.

Rektör Remzi Sanver tarafından atanan Soruşturma Komisyonu, 15 Temmuz 2011 Cuma günü saat 15′te Dolapdere’de Chris Hocamızı “soruşturacak”.

Tüm Bilgi’lileri orada bulunmaya ve Bilgi’ye ve ifade özgürlüğüne sahip çıkmaya çağırıyoruz.

YÖK BİLGİ’de Örgütlenme Özgürlüğü Denetimi Yaptı

Sosyal-İş Sendikası’nın geçen yıl, örgütlenme özgürlüğünün engellendiği gerekçesiyle TBMM İnsan Hakları Komisyonu’na yaptığı şikayet üzerine, YÖK Denetleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. İlyas Doğan, 30 Haziran 2011 ve 01 Temmuz 2011 tarihlerinde İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde denetleme yaptı.

Denetim kapsamında, ilgili kişiler Rektörlüğün toplantı salonuna çağırılarak “ifadeleri alındı” ve konuyla ilgili belge ve bilgiler toplandı.

Denetlemede Sosyal-İş Örgütlenme ve Eğitim Uzmanı Mahsun Turan’ın, Türk Dili Birimi’nden işten çıkartılan okutman arkadaşımız Akın Tek’in görüşlerine başvuruldu. Arkadaşlarımız, yaklaşık bir buçuk yıldır devam eden örgütlenme çalışmalarımızda karşılaştığımız engellemeleri, baskıları ve tehditleri ayrıntılarıyla anlattılar. Anlatılanlar iki ayrı tutanak haline getirildi ve Denetim Kurulu Başkanı ve arkadaşlarımız tarafından imzalandı.

Sendikamız ayrıca, görüşmede dile getirilen konulara ilişkin belge ve bilgileri içeren bir dosyayı YÖK Denetleme Kurulu Başkanı’na teslim etti.

İki gün süren denetim sırasında Remzi Sanver, Aykut Yeşiltepe’nin de ifadeleri alındı. Başka kimlerin ifadelerinin alındığını öğrenemedik.

Prof. Dr. İlyas Doğan, konuya ilişkin hazırlayacağı raporu YÖK’e ve TBMM’ye iletecek ve gerek görülürse bir konuyla ilgili soruşturma başlatılacak.

Fen Edebiyat Fakültesi Mezuniyet Töreni’nde Stand Açıyoruz

TK bölümünden 10 hocamızın işten çıkarılmasını, Chris Hocamız hakkında soruşturma açılmasını, Bilgi’deki anti demokratik yönetim anlayışını ve haksız uygulamaları kabul etmiyoruz.

Bu uygulamalar karşısında sessiz kalmayacağız.

Yarın gerçekleştirilecek Fen-Edebiyat Fakültesi Mezuniyet töreninde Stand açarak tepkimizi ve düşüncelerimizi paylaşacağız.

Sendikalı veya sendikasız tüm Bilgi’lileri sesimize ses katmaya çağırıyoruz.

Saat: 17.00

Yer: Santral Kampüsü

 

Sendikalı Bilgi Çalışanları